www.osmanpamukoglu.com.tr www.efsanekomutan.org bizvebizim.tr.gg
 
Devrim Lideri  
  Devrim Lideri
  Videolar
  Müzik
  Programlar
  Atatürk'ün Yaşamı
  Atatürk Kronolojisi
  Atatürk Diyorki
  İstiklal Savaşı Gazetesi (Orjinal Sayfaları)
  Resimler
  10.Yıl Nutku
  İlkekeler
  => Cumhuriyetçilik
  => Milliyetçilik
  => Halkçılık
  => Laiklik
  => Devletçilik
  => İnkılapçılık
  Devrimleri
  İstiklal Marşı
  10.Yıl Marşı
  Gençliğe Hitabe
  Atatürk'ün aldığı Nişan, Madalya ve Madalyonlar
  Atatürk'ün Künye Bilgileri
  Yazdığı Bazı Mektuplar
  Yazdığı Bazı Kitaplar
  Yazdığı Şiirler
  Atatürk' ün Bazı El Yazısı Örnekleri
  Atatürk' ün Kurduğu Kurum ve Kuruluşlar
  Atatürk'le Özdeşleşen Tarihi Yapılar
  Dış Basından Atatürk
  Atatürk ve Komik Bir Olay
  Anılarla Atatürk
  John F. Kennedy'nin Atatürk konuşması
  Ata Linkler
  Anketler
  Ziyaretçi defteri
  İletişim
Copyright:ByZAF ®
Cumhuriyetçilik

ATATÜRK’ÜN

CUMHURİYETÇİLİK

İLKESİ

          

            GİRİŞ

           

            BİLİYORUZ Kİ ATATÜRK DAHİ BİR ASKER, YÜKSEK BİR SİYASET ADAMI, BİR DEVLET KURUCUSU, BİR DEVRİMCİ, BÜYÜK BİR DÜŞÜNÜR, GERÇEKÇİ VE TUTARLI BİR UYGULAYICIDIR.

 

            MONDROS ATEŞKES ANLAŞMASI İLE TÜRK’ÜN ÖZ YURDU OLAN ANADOLU TOPRAKLARI PAYLAŞILMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA KALINCA O, TÜRK BAĞIMSIZLIK SAVAŞI’NI BAŞLATMIŞ VE AMASYA GENELGESİ, ERZURUM VE SİVAS KONGRELERİYLE TÜRK ULUSUNU ULUSAL MÜCADELEYE HAZIRLAMIŞ; UYARICI, TEŞKİLATLANDIRICI YÖNLERİYLE DE ETKİLİ OLMUŞTUR.

 

            ASKERİ HAREKAT 9 EYLÜL 1922’DE İZMİR’DE YUNANLILARIN DENİZE DÖKÜLMESİYLE SONA ERİNCE, TÜM DÜNYANIN GÖZLERİNİ KAMAŞTIRAN BU ZAFERİ LOZAN BARIŞ ANLAŞMASI İLE SİYASİ GÜVENCE ALTINA ALINMIŞTIR.

 

            ATATÜRK OLAĞANÜSTÜ NİTELİKLERE SAHİPTİ. EN KRİTİK ANLARDA ORTAYA ÇIKMIŞ, MUHAREBELERİN SEYRİNİ VE SONUNDA DA TÜRKİYE’NİN KADERİNİ DEĞİŞTİRMİŞTİR.

 

            ATATÜRK, 20 NCİ YÜZYILDA YETİŞEN EN BÜYÜK ASKER VE DEVLET ADAMI OLARAK, SADECE TÜRK ULUSU İÇİN DEĞİL; AYNI ZAMANDA, ÇAĞIMIZDA DÜNYA KAMUOYUNUN EN ÜST DÜZEYDEKİ RESMİ TEMSİLCİSİ OLARAK NİTELENDİRİLECEK “BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TEŞKİLATI”NIN TANIMLANDIĞI GİBİ, “BÜTÜN İNSANLIK İÇİN BİR ONUR SİMGESİDİR.”

 

            ATATÜRK’ÜN YAŞAMINDA, CUMHURİYET VE DEMOKRASİ DÜŞÜNCELERİNİN BİÇİMLENDİRİLMESİNDE, YETİŞTİĞİ DÖNEMİN KOŞUL VE BUNALIMLARI İLE OKUDUĞU YAYINLARLA ELDE ETTİĞİ BİLGİ BİRİKİMİNİN ETKİSİ BÜYÜKTÜR TARİHTESKİ BİRÇOK TÜRK DEVLETİ GİBİ OSMANLI DEVLETİ DE OLUŞMUŞ, YAŞAMIŞ VE O’NUN GÖZLERİ ÖNÜNDE TARİHİN DERİNLİKLERİNE GÖMÜLÜP GİTMİŞTİR.

 

            OSMANLI İMPARATORLUĞU XVI.YÜZYILDA, EN GENİŞ SINIRLARA ULAŞMIŞ, ANCAK, SONRALARI BATI’DAKİ GELİŞMELERİN İZLENİP UYGULANMAMASI, 1789 FRANSIZ İHTİLALİ’NİN İNSAN HAKLARI VE BAĞIMSIZLIK AKIMLARINI GELİŞTİRMESİ, SANAYİ DEVRİMİNİN BENİMSENMEMESİ VE EĞİTİME ÖNEM VERİLMEMESİ NEDENİYLE KÜLTÜR SEVİYESİNİN DÜŞMESİ, OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN GERİLEME VE YIKILIŞINI HIZLANDIRMIŞTIR.

 

            DEVLETÇE ALINAN ÖNLEMLER, UYGULANAN YENİLEŞME HAREKETLERİ DE SORUNLARA KÖKLÜ ÇÖZÜMLER GETİRMİŞTİR. II.MAHMUT’UN RUMELİLİ İLERİ GELENLERLE (AYAN İLE) 1808 YILINDA YAPTIĞI, İNGİLİZ “MAGNA CARTA”SINA BENZEYEN VE PADİŞAHIN BAZI HAKLARINI KISITLAYAN “SENEDİ İTTİFAK” İLE 1839 “TANZİMAT FERMANI” İLK DEMOKRATİKLEŞME KIPIRDANIŞLARI OLMUŞTU. II.ABDÜLHAMİT YÖNETİMİNDE İSE HÜKÜMDARIN MUTLAK İRADESİ VE SERT TUTUMU, TÜRLÜ TEPKİLERE NEDEN OLMUŞTU. KÖTÜ İDARE, DEVLETİN MADDİ- MANEVİ GÜÇLERİNİ ZAYIFLATMIŞ, ARTAN DIŞ BASKILAR YURTSEVER AYDINLARI TEDİRGİN ETMİŞTİ. BU KOŞULLAR ALTINDA KISA BİR SÜRE SADRAZAMLIK (BAŞBAKANLIK) YAPAN MİTHAT PAŞA VE ARKADAŞLARININ ÇABALARIYLA MİLLET MECLİSİ VE SENATO KURULDU, BİRİNCİ MEŞRUTİYET ANAYASASI HAZIRLANDI VE KABUL EDİLEREK 23 ARALIK 1876’DA İLAN EDİLDİ, FAKAT, MEŞRUTİ İDARE ÇOK KISA SÜRDÜ. 1877 OSMANLI RUS HARBİ’Nİ BAHANE EDEN PADİŞAH, 13 ŞUBAT 1878’DE MECLİSLERİ DAĞITTI VE ABDÜLHAMİT İSTİBDADI YURDU KASIP KAVURMAYA BAŞLADI. BU İDAREYLE SAVAŞMAK ÜZERE 1893’TE “İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ” KURULDU. SONRADAN “VATAN VE HÜRRİYET DERNEĞİ”NİN KURUCUSU MUSTAFA KEMAL DE BU CEMİYETE KATILDI VE 23 TEMMUZ 1908’DE HÜRRİYET VE MEŞRUTİYET İLAN EDİLDİ. ABDÜLHAMİT, MEŞRUTİYETİ İKİNCİ DEFA KABUL ETMEK ZORUNDA KALDI. 14 ARALIK 1908’DE MİLLET MECLİSİ VE SENATO AÇILDI.

 

            YENİ KURULAN HÜRRİYET PARTİSİ’YLE İTTİHAT TERRAKKİ, ARASINDAKİ ÇATIŞMAYA GERİCİLERİN DE KATILMASIYLA 31 MART OLAYI VE İMPARATORLUĞUN ÇÖZÜLÜP, DAĞILMASI GİBİ FELAKETLER BİRBİRİNİ KOVALADI. ULUSAL EGEMENLİK VE BAĞIMSIZLIK VE DÜŞÜNCESİ AKIMLARININ ÇARPIŞTIĞIMAKEDONYA KOŞULLARI İÇERİSİNDE YATİŞMİŞ OLAN MUSTAFA KEMAL, 31 MART GERİCİLİK OLAYININ BASTIRILMASINDA ÖNEMLİ BİR ROL OYNAMIŞTIR.

 

            ÖTE YANDAN, BU TARİHSEL GELİŞİMİN BİLİNCİNDE OLAN ATATÜRK, OKUDUĞU YAYINLAR SAYESİNDE DE İLK TOPLUMLARIN KENT DEMOKRASİLERİ, MAGNA CARTA (1215) TEMSİLİ DEMOKRASİDEN HABERLİYDİ. MONTESQİEU’NÜN JEAN-JACGUES ROUSSEAU’NUN YAPITLARINDAN; AMERİKAN VE FRANSIZ İNSAN HAKLARI BİLDİRİLERİNDEN, BU HAREKETLE OLUŞAN DEMOKRASİ YÖNTEMLERİNİN BU ÜLKELERDE OLUŞTURDUĞU İLERLEMELERDEN HABERDARDI.

 

1.   BU SAPTAMALARDAN SONRA, “CUMHURİYET” VE “DEMOKRASİ” KAVRAMLARI İLE ATATÜRK’ÜN BU KONUDAKİ GÖRÜŞLERİNİ İNCELEMEYE GEÇEBİLİRİZ.

 

            CUMHURİYET, KÖKENİ BAKIMINDAN ARAPÇA BİR TERİM OLUP, “CUMHUR” KELİMESİNDEN TÜRETİLMİŞTİR. CUMHUR “KALABALIK”, YANİ HALKTIR. ŞU HALDE CUMHURİYET “HALKIN YÖNETİMİ” DEMEKTİR. BUNA GÖRE BİR AZINLIĞIN YÖNETİMİ OLAN “MONARŞİ” DEN VE SOYLU BİR AZINLIĞIN YÖNETİMİ OLAN “ARİSTOKRASİ” DEN VE FARKLI OLARAK, ÇOĞUNLUĞU, HALKA AİT BİR YÖNETİM OLDUĞUNU VURGULAYABİLİRİZ.

 

            ATATÜRK CUMHURİYETİ ŞU SÖZLERLE TANIMLAR:

 

            “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR. YASAMA VE YÜRÜTME GÜCÜ, MİLLETİN TEK GERÇEK TEMSİLCİSİ OLAN MECLİSTE TOPLANMIŞTIR. BU KELİMEYİ ÖZETLEMEK MÜMKÜNDÜR. “CUMHURİYET”.

 

            MUSTAFA KEMAL’İN GENÇLİĞİNDEN BERİ BENİMSEDİĞİ İLK ULUSAL İDEAL, CUMHURİYETTİR. 1908 MEŞRUTİYETİNDEN ÖNCE SELANİK’TEKİ ORDU MÜŞİRLİĞİ KARAGAHINDA KURMAY SUBAY OLARAK BULUNUYORDU. BİR YANDAN ASKERİ GÖREVLERİNİ EN İYİ ŞEKİLDE YAPMAYA ÇALIŞIRKEN, DİĞER YANDAN O DÖNEMİN GEREĞİYLE BAZI SİYASİ ÇALIŞMALARA VEYA ARKADAŞ ÇEVRELERİNDEKİ TOPLANRI VE TARTIŞMALARA KATILIYORDU. YAKIN ARKADAŞLARININ BULUNDUĞU BÖYLE BİR TOPLANTIDA, ŞUNU SORMUŞTU.

 

            “TÜRKİYE İÇİN EN İYİ DEVLET ŞEKLİ NEDİR?”

            “MEŞRUTİYET” DİYE YANIT VERİLİNCE MUSTAFA KEMAL: MEŞRUTİYETTE DE BAŞTA BİR HÜKÜMDAR VARDIR. ONUN İSTİBDADINI ÖNLEMEK ÇOK ZORDUR. BU ÜLKEYİ YÜKSELTECEK İDARE CUMHURİYETTİR.”

 

            ŞEKLİNDE KENDİ GÖRÜŞÜNÜ BELİRTİR.

 

            NİTEKİM O, ÜSTÜN ÖNDERLİK NİTELİKLERİYLE HEPİMİZCE BİLİNEN SÜREÇ İÇİNDE, ÖNCE 23 NİSAN 1920’DE TBMM’NİN AÇILMASINI, 1 KASIM 1922’DE SALTANATIN KALDIRILMASINI, SONRA DA 1923’DE CUMHURİYETİN İLAN EDİLMESİNİ SAĞLAR. ATATÜRK YENİ KURULAN CUMHURİYETİ VE HÜKÜMET-MİLLET KAYNAŞMASINI ŞU ANLAMLI SÖZLERİYLE DİLE GETİRİR:

 

            “BUGÜNKÜ HÜKÜMETİMİZ, DEVLET TEŞKİLATIMIZ DOĞRUDAN DOĞRUYA MİLLETİN KENDİ KENDİNE, KENDİLİĞİNDEN YAPTIĞI BİR DEVLET VE HÜKÜMET TEŞKİLATIDIR Kİ, ONUN İSMİ CUMHURİYETTİR. ARTIK HÜKÜMET İLE MİLLET ARASINDA GEÇMİŞTEKİ AYRILIK KALMAMIŞTIR. HÜKÜMET MİLLETTİR VE MİLLET HÜKÜMETTİR. ARTIK HÜKÜMET VE HÜKÜMET MENSUPLARI KENDİLERİNİN MİLLETTEN AYRI OLMADIKLARINI VE MİLLETİN EFENDİ OLDUĞUNU ANLAMIŞLARDIR.

 

            ATATÜRK, YENİ CUMHURİYET REJİMİNİN YAPI VE İŞLEYİŞİNİ DE ŞÖYLE AÇIKLAR:

 

            “CUMHURİYETTE SON SÖZ MİLLET TARAFINDAN SEÇİLMİŞ MECLİSTEDİR. MİLLET ADINA HER TÜRLÜ KANUNLARI O YAPAR. HÜKÜMETE GÜVEN OYU VERİR VEYA DÜŞÜNÜR. MİLLET VEKİLLERİNDEN MEMNUN OLMASA BELİRLİ ZAMANLAR SONUNDA BAŞKALARINI SEÇERLER. MİLLET, EGEMENLİĞİNİ, DEVELET YÖNETİMİNE KATILMASINI, ANCAK ZAMANINDA OYUNU KULLANMAKLA SAĞLAR. CUMHURİYETİN HÜKÜMETİ, BELLİ BİR YÖNREM VE ŞEKİLDE BELİRLİ BİR ZAMAN İÇİN SEÇİLMİŞ BİR CUMHURBAŞKANINA GÜVEN SUNULUR BAŞBAKANI O SEÇER HÜKÜMETİ MEYDANA GETİRECEK OLAN BAKANLARI, BAŞBAKAN GÜVENDİĞİ MİLLETVEKİLLERİNDEN SEÇER.”

 

            TARİHTE PEK ÇOK CUMHURİYET REJİMİ GÖRÜLMÜŞTÜR. BATIDA CUMHURİYET REJİMİNİN İLK VE EN ESKİ ÖRNEĞİ ROMA’DA KURULMUŞTUR.

 

            CUMHURİYET YÖNETİMİNE ASIRLARCA HEMEN HİÇ RASTLANMAZ. ANCAK, ORTAÇAĞ’IN SONLARINA DOĞRU İTALYA’NIN KUZEYİNDE VENEDİK, CENEVİZ VE FLORANSA CUMHURİYETLERİ GİBİ BİRTAKIM ŞEHİR CUMHURİYETLERİNİN KURULDUĞU GÖRÜLÜR. ANCAK, BUNLAR SEÇKİN (ELİT) YA DA “EŞRAF CUMHURİYETLERİ” OLARAK NİTELENDİRİLEBİLİR. ÇÜNKÜ, HİÇBİRİNDE, ESKİ YUNAN DEMOKRASİLERİNDE DE OLDUĞU GİBİ KADINLARA, KÖLELERE VE HALKTAN KİŞİLERE SEÇME VE SEÇİLME HAKKI VERİLMİŞTİ. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NIN SONA ERMESİYLE BİRLİKTE, ÖZELLİKLE SAVAŞTA YENİLEN İMPARATORLUK VE KRALLIKLAR YIKILMIŞ VE CUMHURİYET REJİMLERİ KURULMUŞTUR. WEİMAR ALMAN CUMHURİYETİ, FEDERATİF RUS CUMHURİYETLERİ BİRLİĞİ, AVUSTURYA CUMHURİYETİ, BUNLAR ARASINDA SAYILABİLİR. CUMHURİYETÇİLİK HAREKETLERİ BUNDAN BÖYLE DAHA DA HIZLANMIŞ VE YAYGINLAŞMIŞTIR. İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA YENİLEN VE KRALLIKLA YÖNETİLEN ÜLKELERDE, ÖZELLİKLE BALKAN DEVLETLERİNDE CUMHURİYETLER İLAN EDİLMİŞTİR. BULGARİSTAN, ROMANYA, YUGOSLAVYA, ARNAVUTLUK, MACARİSTAN GİBİ.

 

            DAHA SONRALARI, YAKIN ZAMANLARA DOĞRU, CUMHURİYETÇİLİK HAREKETLERİ ASYA VE AFRİKA ÜLKELERİNE DOĞRU SIÇRAMIŞ VE BURADAKİ KRALLIKLAR DARBE VE İHTİLALLERLE DEVRİLEREK, CUMHURİYET YÖNETİMLERİ İLAN EDİLMİŞTİR. MISIR, IRAK, AFGANİSTAN, İRAN, LİBYA BU GİBİ ÜLKELER ARASINDADIR.

 

            GÖRÜLÜYOR Kİ CUMHURİYET YÖNETİMİNE GEÇİŞ SON 70 YIL İÇİNDE GİDEREK İVME KAZANMIŞTIR. HERHALDE BUNDA, 23 NİSAN 1920’DE MİLLET MECLİSİNİ AÇAN, 29 EKİM 1923’DE DE CUMHURİYETİ İLAN EDEN ATATÜRK ÖNDERLİĞİNDEKİ TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN BÜYÜK ETKİSİ OLMUŞTUR.

 

            DAHA ÖNCE DE BELİRTTİĞİMİZ GİB, CUMHURİYET YÖNETİCİLERİNİN SEÇİMLE İŞBAŞINA GELDİĞİ; YANİ HANEDANIN VE VERASET USULÜNÜN BULUNMADIĞI BİR SİYASAL REJİMDİR. MONTESQUİEU, CUMHURİYETİN DİĞER ÖNEMLİ BİR İLKESİNİN FAZİLET OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİR. ONA GÖRE DESPOTİZMİN TEMELİ KORKU, ARİSTOKRASİNİN TEMELİ ŞEREF DUYGUSU, CUMHURİYETİN İSE ERDEM, YANİ FAZİLETTİR. BİR BAŞKA DEYİŞLE, CUMHURİYET YÜKSEK AHLAKİ, MORAL DEĞERLERİN ÖN PLANDA GELDİĞİ BİR SİYASİL REJİMDİR. CUMHURİYETİN BU İKİNCİ İLKESİ DE ATATÜRK’ÜN SÖZLERİNDE İFADESİNİ BULUR.

 

            “CUMHURİYET YÜKSEK AHLAKİ DEĞER VE NİTELİKLERE DAYANAN BİR İDAREDİR. CUMHURİYET FAZİLETTİR... CUMHURİYET İDARESİ, FAZİLETLİ VE NAMUSLU İNSANLAR YETİŞTİRİR.”

 

            İDEAL OLAN, KUŞKUSUZ, CUMHURİYETLERİN BU İKİ TEMEL İLKE YANINDA AYRICA DEMOKRATİK OLMASI VE GERÇEKTEN HALKA DAYANMASIDIR:

 

            “BİZ NE BOLŞEVİKİZ, NE DE KOMÜNİST; NE BİRİ NE DİĞERİ OLAMAYIZ. ÇÜNKÜ BİZ MİLLİYETÇİ VE DİNİMİZE SAYGILIYIZ. ÖZETLE BİZİM HÜKÜMETİMİZİN ŞEKLİ TAM BİR DEMOKRASİ HÜKÜMETİDİR. VE DİNİMİZDE BU HÜKÜMET “HALK HÜKÜMETİ” DİYE ADLANDIRILIR.”

 

            “DEMOKRASİ” İSE, ESKİ YUNANCADA HALK ANLAMINA GELEN “DEMOS” İLE EGEMENLİK ANLAMINA GELEN “KRATUS” SÖZCÜKLERİNİN BİRLEŞMESİNDEN OLUŞMUŞTUR. BU ANLAMLA DA HALKIN KENDİ OTORİTESİYLE KENDİNİ YÖNETMESİ DEMEKTİR. ABRAHAM LİNCOLN TARAFINDAN YAPILMIŞ OLAN KAPSAMLI BİR TANIMA GÖRE DEMOKRASİ, “HALKIN, HALK TARAFINDAN, HALK İÇİN YÖNETİMİ” DİR. ATATÜRK İSE, BİR KONUŞMASINDA TARİHTE GÖRÜLEN BAŞLICA DEVLET ŞEKİLLERİNDEN MONARŞİ VE OLİGARŞİYİ AÇIKLADIKTAN SONRA DEMOKRASİYİ ŞÖYLE TANIMLAR:

 

            “DEMOKRASİ (HALKÇILIK) ESASINA DAYALI HÜKÜMETLERDE EGEMENLİK HALKA, HALKIN ÇOĞUNLUĞUNA AİTTİR. DEMOKRASİ PRENSİBİ, EGEMENLİĞİN MİLLETTE OLDUĞUNU, BAŞKA YERDE OLAMAYACAĞINI GEREKTİRİR. BU ŞEKİLDE DEMOKRASİ PRENSİBİ SİYASİ KUVVETİN, EGEMENLİK KAYNAĞINA VE YASALLIĞINA TEMAS ETMEKTEDİR.”

 

            ATATÜRK BAŞLANGIÇTA “DEMOKRASİ” SÖZCÜĞÜ YERİNE “HALKÇILIK” SÖZCÜĞÜNÜ KULLANMIŞTIR. O, KURTULUŞ SAVAŞI SIRASINDA OLDUĞU GİBİ, MÜCADELE HALİNDE BULUNDUĞU VE "DE“OKRASİLER" D”YE ADLANDIRILAN İŞGALCİ BÜYÜK DEVLETLERİN ADI OLARAK, YUNANCA OLAN BU SÖZCÜĞÜ PEK KULLANMAK İSTEMİYORDU. BÖYLECE, İSTANBUL HÜKÜMETİ İLE SIRAYA POLEMİK YAPACAK BİR MALZDEME VERMEK İSTEMEMİŞTİ. NİTEKİM ŞÖYLE DER:

 

            “İÇ SİYASETİMİZDE DAYANAĞIMIZ OLAN HALKÇILIK, YANİ MİLLETİ BİZZAT KENDİ GELECEĞİNE EGEMEN KILMAK ESASI, TEŞKİLATI ESASİYE KANUNUMUZLA TESPİT ETMİŞTİR.”

 

            ATATÜRK BİR BAŞKA SÖYLEVİNDE DE “HALKÇILIK” SÖZCÜĞÜNÜ KULLANARAK DEMOKRASİYE ÇOK ÖZLÜ BİR TANIM GETİRİR:

 

            “BİZİM GÖRÜŞÜMÜZ Kİ HALKÇILIKTIR; KUVVETİN, GÜCÜN, EGEMENLİĞİN, YÖNETİMİN DOĞRUDAN DOĞRUYA HALKA VERİLMESİDİR. HALKIN ELİNDE BULUNDURULMASIDIR.”

 

            ZAMANLA “HALKÇILIK” SÖZCÜĞÜ ANLAM DEĞİŞTİREREK ATATÜRKÇÜLÜĞÜN İLKELERİNDEN BİRİ OLMUŞTUR.

 

            “HALKÇILIK KANUNLAR KARŞISINDA KESİN BİR EŞİTLİK KABUL EDEN VE HİÇBİR KİŞİYE, HİÇNİR AİLEYE, HİÇBİR SINIFA, HİÇBİR TOPLULUĞA AYRICALIK TANIMAYAN KİŞİLERİ HALKTAN VE HALKÇI KABUL ETMEKTİR."

 

            ŞİMDİ DE CUMHURİYET VE DEMOKRASİ ARASINDAKİ İLİŞKİLERDEN KISACA SÖZ ETMENİN YERİNDE OLACAĞINI SANIYORUZ. ÜNLÜ İNGİLİZ DÜŞÜNÜRÜ J.BRYCE 1921 YILINDA YAZDIĞI “MODERN DEMOKRASİLER” ADLI ESERİNDE, İLGİNÇ BİR GÖZLEMDE BULUNUYORDU. J.BRYCE BU ESERİNDE İLKÇAĞ’DA ARİSTO’DAN BERİ GELEN MONARŞİ, ARİSTOKRASİ VE CUMHURİYET (DEMOKRASİ) ŞEKLİNDE ÜÇLÜ KLASİK SINIFLANDIRMANIN YETERSİZLİĞİNİ ÖNE SÜRÜYORDU. ÇÜNKÜ, O TARİHTE AVRUPA KITASI’NDAKİ 21 CUMHURİYETTEN SADECE İKİSİ GERÇEK BİR DEMOKRASİ VE CUMHURİYET NİTELİĞİNİ TAŞIYORDU. BUNA KARŞILIK, İNGİLTERE, HOLLANDA VE BELÇİKA GİBİ ÜLKELERİ, MEŞRUTİ MONARŞİ İLE YÖNETİLMELERİNE RAĞMEN, DEMOKRATİK YÖNTEMLERDİ. BU DURUMDA J.BRYCE SİYASAL YÖNETİMLERİ, SADECE DEMOKRASİ VE DİKTATÖRLÜK DİYE İKİYE AYIRMANIN DAHA DOĞRU OLACAĞINI SAVUNUR.

 

            GERÇEKTEN BİR ÜLKENİN ADININ CUMHURİYET OLMASI; O ÜLKEDE HER ZAMAN, SAĞLIKLI, GERÇEK DEMOKRATİK BİR REJİM UYGULANDIĞI ANLAMINA GELMEMEKTEDİR. ÖRNEĞİN, SAĞDA VEYA SOLDA YER ALAN VE YENİ KURULMUŞ BİRÇOK CUMHURİYET, DEMOKRASİ İLE YÖNETİLMEKTEDİR. ATATÜRK DE BU SAPTAMAYI ŞU SÖZLERİYLE DİLE GETİRİR.

 

            “CUMHURİYET İMKAN DEMEKTİR. ÇÜNKÜ, İÇ HÜRRİYETİN DE EN BÜYÜK İMKANI CUMHURİYETLE KABİLDİR. AMA DİYECEKSİNİZ Kİ, DÜNYADA ADI CUMHURİYET OLAN DİKTATÖRLÜKLER DE VARDIR. FAKAT BÜTÜN BU ŞEKİLLER GEÇİCİDİR.”

 

            HER CUMHURİYETİN MUTLAKA DEMOKRASİ İLE YÖNETİLMEDİĞİNİN BİLİNCİNDE OLAN ATATÜRK, BUNA RAĞMEN DEMOKRASİ İÇİN EN UYGUN ORTAMI YİNE CUMHURİYET REJİMİNİN SAĞLAYABİLECEĞİNİ ŞU SÖZLERLE VURGULAR:

 

            “DEMOKRASİ PRENSİBİNİN, EN ÇAĞDAŞ VE MANTIKİ UYGULAMASINI TEMİN EDEN HÜKÜMET ŞEKLİ, CUMHURİYETTİR.”

 

            HERKES KENDİ DÜNYA GÖRÜŞÜNE, KENDİ UYGULADIĞI YÖNETİM BİÇİMİNE GÖRE DEMOKRASİ KAVRAMINA İÇERİK KAZANDIRMAYA ÇALIŞMAKTA VE KAVRAM KARGAŞASI YARATILMAKTADIR. YALNIZ ŞU VAR Kİ, HER TÜRLÜ OTORİTER, TOTALİTER, DİKTA VE BASKI REJİMLERİ GÖRÜNÜŞTE BAZI DEMOKRATİK İLKELERE SAHİP OLSALAR BİLE DEMOKRASİ SAYILMAZLAR. YÖNETİMDE ZAMANLA ORTAYA ÇIKAN OLİGARŞİK YÖNELİMLER, DEMOKRASİNİN GÖRÜNÜŞÜNDE KALMASINA YOL AÇABİLİR.

 

            DEMOKRASİ BİR OLUŞUM İÇİNDEDİR. DOLAYISIYLA DEMOKRASİNİN TANIMI VE KOŞULLARI ÜZERİNDE, TÜM DÜNYADA GÖRÜŞ BİRLİĞİ SAĞLANMIŞ DEĞİLDİR. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NDEKİ RENK AYRILIĞINI BİZ TÜRKİYE’DE YADIRGARIZ. İMGİLTERE’DEKİ AVAM KAMARASI DA  BİR İSVİÇRELİYE HOŞ BİR DEMOKRASİ ESERİ OLARAK GÖRÜNMEZ. AMA, BU ÜLKELERİN DEMOKRASİ UYGULAMADIKLARI SAVUNULAMAZ. TERSİNE, BU İKİ DEVLETTEN İNGİLTERE’NİN EN ESKİ DEMOKRASİYE; AMERİKA’NIN İSE, EN İLERİ DEMOKRASİYE SAHİP OLDUĞU KABUL EDİLİR.

 

2.   GÜNÜMÜZDE YAYGIN OLARAK PAYLAŞILAN GÖRÜŞE GÖRE ÇAĞDAŞ DEMOKRASİLERİN NİTELİKLERİ ŞUNLARDIR:

 

            ÇAĞDAŞ BİR DEMOKRASİ,

 

-          -          -          -         ANAYASAYI

-          -          -          -         MECLİSİ,

-          -          -          -         ADİL BİR SEÇİM DÜZENİ VE DÜRÜSTÇE YAPILAN SEÇİMLER,

-          -          -          -         SİYASİ PARTİLERİ VE KISITLANMAYAN BİR MUHALEFETİ,

-          -          -          -         HAKKIN KUVVETE ÜSTÜNLÜĞÜNÜ, YANİ “HUKUK DEVLETİ” OLUŞU

-          -          -          -         SINIFSIZ TOPLUMU,

-          -          -          -         SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN OLUŞUMUNA OLANAK SAĞLANMASINI

-          -          -          -         SENDİKA, DERNEK VE BASIN GİBİ DEMOKRATİK KURULUŞLARIN ETKİNLİKLERİNİN KISITLANMASI,

-          -          -          -         ÖZGÜRLÜK VE SİYASAL EŞİTLİĞİ

-          -          -          -         BİREYSEL ÇIKARLARIN TOPLUMSAL ÇIKAR SINIFLARI İÇİNDE KALMASINI,

 

GEREKTİRİR. YALNIZ BU NİTELİKLERDEN SON İKİSİNİN DERECESİ ÜZERİNDE GÖRÜŞ BİRLİĞİ BULUNMAKTADIR.

 

            ATATÜRK, ÇAĞDAŞ DEMOKRASİNİN NİTELİKLERİNDEN ÇOĞUNU İÇİNDE BULABİLECEĞİMİZ DEMOKRASİ ANLAYIŞINI, 1924 YILINDA ŞÖYLE AÇIKLAR:

 

            “DEMOKRASİ PRENSİBİ, EGEMENLİĞİ KULLANAN ARAÇ NE OLURSA OLSUN, ESAS OLARAK MİLLETİN EGEMENLİĞİNE SAHİP OLMASINI VE SAHİP KALMASINI GEREKTİRİR”. BU NOKTAYI BİRKAÇ KELİME İLE AÇIKLAYALIM:

            BİZİM BİLDİĞİMİZ; DEMOKRASİ SİYASİDİR, ONUN HEDEFİ, MİLLETİN İDARE EDENLER ÜZERİNDEKİ KONTROLU SAYESİNDE, SİYASİ HÜRRİYETİ SAĞLAMAKTIR.

 

            DEMOKRASİNİN İKİNCİ ÖZELLİĞİ İLE ORTAK, ESAS İTİBARIYLA İKİNCİ BİR ÖZELLİĞİ DAHA VARDIR. O DA ŞUDUR;

 

            DEMOKRASİ FİKİRSELDİR. BİR KAFA MESELESİDİR...

 

            HÜKÜMET PRENSİBİ DE BİR ADALET SEVGİSİNİ VE AHLAK FİKRİNİ GEREKTİRİR.

 

            DEMOKRASİ, ESASINDA FERDİDİR. BU NİTELİK, VATANDAŞIN EGEMENLİĞE, İNSAN SIFATIYLA KATILMASIDIR.

 

            DEMOKRASİNİN TEMEL NİTELİKLERİNDEN BİRİSİ DE EŞİTLİĞE ÇOK DEĞER VERMESİDİR. BU NİTELİK DEMOKRASİNİN FERDİ OLMASI NİTELİĞİNİN ZORUNLU  BİR SONUCUDUR. ŞÜPHESİZ BÜTÜN FERTLER AYNI SİYASİ HAKLARA SAHİP OLMALIDIRLAR.

 

            DEMOKRASİNİN BU FERDİ VE EŞİTLİĞE DEĞER VEREN NİTELİKLERDEN GENEL VE EŞİT OY PRENSİBİ ÇIKAR.

 

3. ÇAĞDAŞ DEMOKRASİLERİN NİTELİKLERİNİ VE ATATÜRK’ÜN DEMOKRASİ ANLAYIŞINI KENDİ SÖZLERİYLE BELİRTTİKTEN SONRA, ÇAĞDAŞ DEMOKRASİ İLKELERİ AÇISINDAN ATATÜRK’ÜN DEMOKRASİ UYGULAMALARININ AÇIKLANMASINA GEÇEBİLİRİZ. ANCAK, BUNU YAPMADAN ÖNCE DE, ATATÜRK DÖNEMİNDEKİ SİYASAL REJİMLERE VE ATATÜRK’ÜN BU REJİMLER HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNE BİR GÖZ ATMAKTA YARAR VARDIR.

 

            ATATÜRK’ÜN YAŞADIĞI ÇAĞDAŞ SİYASAL REJİM VE MODEL OLARAK ŞU ÖRNEKLER VARDIR. BATI AVRUPA’NIN ÇOK PARTİLİ PARLAMENTER DEMOKRASİSİ, SOVYET RUSYA’DA 1917 DEVRİMİNDEN SONRA İLAN EDİLEN SOSYALİST REJİM (BOLŞEVİK, PROLETERYA DİKTATÖRLÜĞÜ) DAHA SONRA BUNLARA, 1922 YILINDA İTALYA’DA MUSOLİNİ’NİN ÖNDERLİĞİNDE KURULAN TEK PARTİLİNAZİ REJİMİNİ EKLEYEBİLİRİZ. AMERİKAN DEMOKRASİ İSE KATI KUVVETLER AYRILIĞINA DAYANAN VE FEDERAL BİR CUMHURİYET NİTELİĞİNDE OLAN BAŞKANLIK SİSTEMİ ŞEKLİNDEYDİ.

 

            “HÜRRİYET VE İSTİKLAL BENİM KARAKTERİMDİR: BEN, MİLLETİMİN VE EN BÜYÜK ATALARIMIZIN EN DEĞERLİ MİRASLARINDAN OLAN İSTİKLAL AŞKIYLA DOLU BİR ADAMIM”.

 

            DİYEN ATATÜRK, İSTER SAĞDA, İSTER SOLDA OLSUN, DİKTATÖRLÜKLERE İLTİFAT VE İTİBAR ETMEMİŞ VE YENİ TÜRKİYE İÇİN, BUNLARIN İÇİNDEN UYGULANABİLİR TEK MODEL VE SİYASAL REJİM OLARAK BATI AVRUPA’NIN ÇOK PARTİLİ PARLAMENTER DEMOKRASİSİNİ SEÇMİŞTİR.

 

            ÇAĞDAŞ DEMOKRASİNİN EN ÖNEMLİ KOŞULLARINDAN BİRİ, DEVLETİN TEMEL KURULUŞUNU, BİREYLERİN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ DÜZENLEYEN VE HALKIN ONAYINDAN GEÇMİŞ BULUNAN BİR ANAYASANIN OLMASIDIR. ULUSAL İRADE VE ULUSAL EGEMENLİK, ANAYASALARIN GÜVENCESİ ALTINDADIR. TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER, ANAYASANIN SÖZÜNE VE RUHUNA UYGUN OLARAK, ANCAK YASALARLA SINIRLANABİLİR. YASALAR, HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN BU HAKLARIN ÖZÜNE DOKUNMAZ.

 

            HEMEN TBMM.’NİN AÇILIŞINDAN SONRA, ULUSAL EGEMENLİĞİ İLAN EDEN VE 1876 ANAYASASINA EK BİR YASA NİTELİĞİ TAŞIYAN 1921 ANAYASASI İLE KURTULUŞ SAVAŞI SONRASININ GEREKSİNİMLERİNİ KARŞILAMAK VE 1921 ANAYASASININ EKSİKLERİNİ GİDERMEK ÜZERE HAZIRLANAN 1924 ANAYASASI, ATATÜRK’ÜN, DEMOKRASİNİN GEREĞİ OLAN ANAYASAYA NE KADAR ÖNEM VERDİĞİNİN KANITLARIDIR. ATATÜRK, 1924 ANAYASASININ YENİ TÜRK DEVLETİ YAPISINI AÇIKLAYAN BAZI MADDELERİNİ ŞÖYLE BELİRTİR:

 

            “TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ANAYASASI, ZAMANA EN UYGUN MİLLİ EGEMENLİK ESASLARINI, HÜKÜMLERİNİ KAPSAR. BİRKAÇ MADDESİNİ, DAİMA HATIRDA TUTMAK İÇİN BURADA AYNEN TEKRAR EDELİM.

 

-          -          -          -         EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR.

-          -          -          -         TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ, MİLLETİN TEK VE GERÇEK TEMSİLCİSİ OLUP, MİLLET ADINA EGEMENLİK HAKKINI KULLANIR.

-          -          -          -         YASAMA VE YÜRÜTME KUVVETİ, BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE OLUŞUR VE TOPLANIR.

-          -          -          -         YARGI YETKİSİ MİLLET ADINA USULLER VE KANUNLAR ÇERÇEVESİNDE BAĞIMSIZ MAHKEMELER TARAFINDAN KULLANILIR.”

 

ÇAĞDAŞ DEMOKRASİLERİN BİR BAŞKA KOŞULU DA, HALKIN OYLARIYLA ÜYELERDEN OLUŞAN VE BU NEDENLE ULUSAL İRADE VE EGEMENLİĞİ YANSITAN, YASAMA VE YÜRÜTME ALANINDA YETKİLİ BİR MECLİSİN OLMASIDIR. MECLİS, YASAMA YETKİSİNİ DOĞRUDAN KULLANDIĞI HALDE; YÜRÜTME YETKİSİNİ, KENDİ İÇİNDEN ÇIKAN, KENDİ İRADESİNE VE EMRİNE BAĞLI OLAN BİR HÜKÜMET ARACILIĞIYLA KULLANIR Kİ BUNA “MECLİS HÜKÜMETİ” DENİR.

            ÜLKE ELDEN GİDERKEN, OSMANLI MEBUSLAR MECLİSİ KASIM 1918’DEN BERİ ÇALIŞAMAZ VE KAPATILMIŞ DURUMDADIR. MUSTAFA KEMAL, BÜYÜK MÜCADELELERLE MECLİSİN AÇILMASINI SAĞLAR. KOMUTANLARA, İSTANBUL’DAN GÖREVLENDİRİLECEKLERE YERLERİNİ BIRAKMAMALARI YOLUNDA GÖNDERDİĞİ GENELGELERDE MECLİS’İN AÇILMASINDAN SÖZ EDER (24.7.1919) ERZURUM VE SİVAS KONGRELERİ BİLDİRİLERİNE DE BU İSTEĞİ GEÇİRİR. 1919 KASIM AYI BAŞINDA İSTANBUL HÜKÜMETİ TEMSİLCİSİ, DENİZCİLİK BAKANI SALİH PAŞA İLE GÖRÜŞME KONUSU YAPAR, KABUL ETTİRİR. MECLİS’İN İSTANBUL’DA TOPLANMASINA ENGEL OLMAZSA DA, İNGİLİZLERİN BU KENTİ ASKERİ OLARAK İŞGAL ETMELERİ VE SON OSMANLI MECLİSİNİ BASMALARI ÜZERİNE 23 NİSAN 1920’DE TBMM.’NİN AÇILMASINI SAĞLAR:

 

            “MİLLET, MUKADDERATINI DOĞRUDAN DORUYA ELİNE ALDI VE MİLLET SALTANAT VE EGEMENLİĞİNİ BİR KİŞİYLE DEĞİL, BÜTÜN FERTLERİ TARAFINDAN SEÇİLMİŞ VEKİLLERDEN OLUŞAN BİR YÜCE MECLİS’DE TEMSİL ETTİ İŞTE O MECLİS, YÜKSEK MECLİSİNİZDİR. TBMM’DİR. MİLLETİN SALTANAT VE EGEMENLİK MAKAMI, YALNIZ VE ANCAK TBMM’DİR.”

 

            KURTULUŞ SAVAŞININ EN ZOR GÜNLERİNDE KARARLARIN MECLİSTE ALINMASINA BÜYÜK ÖZEN GÖSTEREN BÜYÜK ÖNDER, ULUSAL İRADEYE OLAN SAYGI VE İNANCINI ŞU SÖZLERLE DİLE GETİRİR.:

 

            “DEVLET VE MİLLETİN GELECEĞİNE MİLLİ İRADE ETKEN VE HAKİMDİR. ORDU BU MİLLİ İRADENİN EMRİNDE VE HİZMETİNDEDİR.”

 

            “MİLLETİN İRADE VE İSTEĞİNE UYMAYANLARIN SONU YOKLUKTUR VE YOK OLMAKTIR.”

 

            ÇAĞDAŞ DEMOKRASİLERİN BİR BAŞKA KOŞULU VE İŞLERLİK MEKANİZMASI OLAN ADİL BİR SEÇİM DÜZENİ VE DÜRÜSTÇE YAPILAN SEÇİMLERLE HALKIN GENEL İRADESİ MECLİSE YANSIR. ADİL BİR SEÇİM DÜZENİ, ÇOĞUNLUK VE AZINLIK GÖRÜŞLERİNİN MECLİSTE DENGELİ BİR ORANDA YANSIMASINA OLANAK VERİR.

 

            “ÇOĞUNLUK” VE “AZINLIK” KAVRAMLARI, DEMOKRASİNİN DİĞER İLKELERİNDENDİR. ÇOĞUNLUK YÖNETİMİ DEMOKRASİNİN BAŞLICA ÖĞESİDİR. SEÇİMLERDE ORTAYA ÇIKAN ÇOĞUNLUK, YÖNETİME HALK ADINA SAHİP OLUR VE ONUN ADINA TÜM YETKİLERİ KULLANIR. KUŞKUSUZ ÇOĞUNLUK YÖNETİMİ, YETKİLERİNİ KULLANIRKEN, HUKUK DEVLETİ İLKESİYLE SINIRLIDIR.

 

            AYAN (SENATO) DENİLEN İKİNCİ MECLİS ÜYELERİNİN BÜTÜNÜYLE, MEBUSLAR MECLİSİNİN DÖRTTE BİR ÜYESİNİN PADİŞAHÇA SEÇİLDİĞİ, ÇOĞUNLUKTAKİ PARTİYE BAKILMAKSIZIN PADİŞAHÇA İSTENİLENİN HÜKÜMETTE GÖREVLENDİRDİĞİ BİR ORTAMDA, MECLİSİN SEÇİMLERLE OLUŞTUĞU, İSLAM DÜNYASINDA İLK KEZ VE AVRUPA’NIN BİRÇOK İLERİ DEMOKRASİ ÜLKESİNDEN ÖNCE KADINLARA BELEDİYE (1930), MUHTARLIK (1933) VE MİLLETVEKİLLİĞİ (1934) SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ VERİLDİĞİ ORTAMA ATATÜRK DÖNEMİNDE GEÇİLDİĞİ DÜŞÜNÜLÜRSE, ULU ÖNDER’İN BU BAKIMDAN DA TAM BİR DEMOKRAT OLDUĞUNU BELİRTMEK GEREKİR. BUNUN DA ÖTESİNDE ATATÜRK, SEÇİMLERDE ÇOK DİKKATLİ OLUNMASI GEREKTİĞİNİ BELİRTEREK, EŞSİZ YOL GÖSTERİCİ ÖZELLİĞİNİ BİR KEZ DAHA ORTAYA KOYAR:

 

            “SEÇİMLERDE, ŞAHISTAN ZİYADE MİLLETİN ÇIKARLARINA EN UYGUN İLKE VE PTOGRAMLARI UYGULAYABİLECEKLERİ SEÇMEK ÖNEMLİDİR. BU KONUDA, HEMEN HEMEN BÜTÜN VATANDAŞLAR YARDIMA MUHTAÇTIRLAR. BU YOL GÖSTERME İŞİNİ SİYASAL PARTİLER YAPAR.”

 

            ATATÜRK BU SÖZLERİYLE, ÇAĞDAŞ DEMOKRASİLERİN ÖNEMLİ KOŞULLARINDAN DİĞER BİRİ OLAN, “SİYASİ PARTİLER VE KISITLANMAYAN BİR MUHALEFET BULUNMASI” DÜŞÜNCE VE İNANCINA SAHİP OLDUĞUNU DA GÖSTERİR. MAALESEF Kİ, ATATÜRK DEMOKRASİNİN ELEŞTİRİLEBİLECEK EN ÖNEMLİ EKSİĞİ DE BUYDU. BUNUNLA BİRLİKTE ATATÜRK, SAĞLIĞINDA DEMOKRASİNİN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLAN ÇOK PARTİLİ SİYASAL YAŞAMI KURMAK İÇİN İKİ DENEME YAPILMASINA OLANAK SAĞLAMIŞTI. BU DENEMELERDEN İLKİ, 1924 YILINDA “TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI” NIN KURULUŞUDUR. BİLİNDİĞİ GİBİ, KURTULUŞ SAVAŞI’NDA ATATÜRK’LE EL VE GÖNÜL BİRLİĞİ YAPMIŞ OLAN BAZI KOMUTAN VE POLİTİKACILAR SAVAŞTAN SONRA, ÇEŞİTLİ NEDENLERLE, ATATÜRK’TEN AYRILMIŞLAR VE ONA KARŞI YOĞUN BİR MUHALEFETE GİRMİŞLERDİR. KAZIM KARABEKİR, ALİ FUAT CEBESOY, REFET BELE, ADNAN ADIVAR, RAUF ORBAY, HALİDE EDİP ADIVAR BUNLARIN EN ÜNLÜLERİ İDİ. NİTEKİM, SAYILAN KİŞİLER DAHA SONRALARI KAZIM KARABEKİR PAŞA’NIN BAŞKANLIĞINDA CUMHURİYET TARİHİNDEKİ İLK YASAL MUHALEFET PARTİSİNİ OLUŞTURMUŞLARDIR. AZ ZAMAN SONRA DOĞUDA PATLAK VEREN SAİT İSYANI ÜZERİNE “TAKRİRİ SÜKUN KANUNU” MECLİS’CE KABUL EDİLMİŞ, PARTİ KAPATILMIŞ VE “İSTİKLAL MAHKEMELERİ YENİDEN FAALİYETE GEÇİRİLMİŞTİR. PARTİ LİDERLERİNDEN BAZILARI, DAHA SONRALARI İZMİR SUİKASTI DAVASINDA SANIK OLARAK TUTUKLANMIŞLARDIR.

 

            ATATÜRK, 1930 YILINDA YENİDEN BİR SİYASAL PARTİ DENEMESİ YAPMIŞ, BU DEFA ESKİ BAŞKANLARDAN SEVDİĞİ VE GÜVENDİĞİ YAKIN ARKADAŞI FETHİ BEY’İ (OKYAR) BİR PARTİ KURMAYA MEMUR ETMİŞTİ. BUNUN ÜZERİNE FETHİ BEY, MERKEZİ İSTANBUL’DA OLMAK ÜZERE 12 AĞUSTOS 1930’DA “SERBEST CUMHURİYET FIRKASI”NI KURMUŞ VE EGE’DEN BAŞLAYARAK ÖRGÜTLENME ÇABALARINA BAŞLAMIŞTIR. ATATÜRK’ÜN YİNE YAKIN ARKADAŞI NURİ BEY (CONKER) DE PARTİNİN İKİNCİ ADAMI OLMUŞTUR. HALK PARTİSİ’NDEN ON İKİ MİLLETVEKİLİ BU PARTİYE GEÇMİŞ; ATATÜRK, KARDEŞİ MAKBULE HANIM’I (ATADAN) DA ÜYELER ARASINA KATARAK, YÖNETİCİLERE GÜVEN DUYGUSU AŞILAMAK İSTEMİŞTİR. PARTİ’NİN RESMİ BİR YAYIN ORGANI YOKTU; AMA İSTANBUL’DA YAYIMLANAN YARIN, SON POSTA VE TAN GAZETELERİ BU PARTİNİN GÖRÜŞLERİNİ YANSITIYORLARDI. PARTİ ÜÇ AY GİBİ KISA BİR SÜREDE 37 İLDE ÖTGÜTLENMİŞTİ.

 

            ATATÜRK, YENİ DEVLETİN DEVRİM VE CUMHURİYET İLKELERİ ÜZERİNDE PARTİLERİN TİTİZLİK GÖSTERMESİ GEREKTİĞİ UYARISINI 1 KASIM 1930 TARİHİNDEKİ MECLİS KONUŞMASINDA YAPMAYI DA İHMAL ETMEZ:

 

            “SİYASİ HAYATIMIZDA YENİDEN FIRKALARIN (PARTİLERİN) OLUŞMASI, BELEDİYE SEÇİMLERİNDEN ÖNCEKİ YAKIN GÜNLERDE VUKU BULDU. BU MÜNASEBETLE DİKKATE DEĞER EVRELERE TANIK OLDUK. BU GÖZLEMLERİN VERDİĞİ DENEYLERDEN, TÜRK MİLLETİ, CUMHURİYETİN VARLIĞI VE İLERLEMESİ İÇİN YARARLANMALIDIR. SİYASET ALANINDA KARŞILIKLI FAALİYETİN VERİMLİ GELİŞMELERİ, ANCAK VATANDAŞLAR ARASINDA DÜŞMANLIĞA YER VERİLMEMESİ İLE SAĞLANABİLİR. BUNUN ÇARELERİ: PARTİLERİN İÇİNE GİREBİLECEK SAMİMİYETSİZ VE GİZLİ AMAÇLI UNSURLARIN; KANUN ÜSTÜNDE SONUÇ İSTEYENLERİN BÜTÜN MİLLETÇE İĞRENÇ GÖRÜLMESİ VE BİR DE, CUMHURİYET ESASI ÜZERİNDE ÇALIŞAN PARTİLERCE BU GİBİLERİN FAALİYETLERİNDEN HER ZAMAN UZAK KALINMASIDIR.”

 

            ÜSTELİK ATATÜRK, PARTİNİN KURUCUSU FETHİ BEY’İN PARTİYİ ÖRGÜTLERKEN UĞRADIĞI BAZI HAKSIZLIKLARLA İLGİLİ OLARAK YAKINMALARINI DİLE GETİREN MEKTUBUNU YANITLARKEN, 11 EYLÜL 1930 TARİHLİ MEKTUBUNDA, HEM PARTİ ÇALIŞMALARININ ENGELLENEMEYECEĞİ GÜVENCESİNİ VERİR, HEM DE “LAİKLİK” ÜZERİNDEKİ DUYARLILIĞINI BELİRTİR.

 

            “ALİ FETHİ BEYEFENDİYE, 8.9.1930 TARİHLİ MEKTUBUNUZU ALDIM VE DİKKATLE OKUDUM. KENDİMİ, DEĞERLENDİRMELERİNİZE VE SORULARINIZA REİSİCUMHUR VE CUMHURİYET HALK FIRKASI’NIN GENEL BAŞKANI OLARAK İKİ SIFATLI MUHATAP GÖRDÜM. BAŞKANLIK İSMET PAŞA TARAFINDAN YERİNE GETİRİLMEKTEDİR. OLUNMAKTADIR. MEMNUNİYETLE TEKRAR GÖRÜYORUM Kİ, LAİK  CUMHURİYET ESASINDA BERABERİZ. ZATEN BENİM SİYASİ HAYATTA, BİR TARAFLI OLARAK DAİMA ARADIĞIM TEMEL BUDUR. REİSİCUMHURLUĞUN BANA VERDİĞİ YÜKSEK VE KANUNİ VAZİFELERİ, HÜKÜMETTE OLAN VE OLMAYAN PARTİLERE KARŞI ADİLANE VE TARAFSIZ İFA EDECEĞİME VE LAİK CUMHURİYET ESASI DAHİLİNDE, FIRKANIZIN HER ÇEŞİT SİYASİ FAALİYET CERYANLARININ BİR ENGELE UĞRAMAYACAĞINA GÜVENEBİLİRSİNİZ EFENDİM."

 

            BUNA KARŞIN, AZ ZAMAN SONRA PARTİYE, ATATÜRK DEVRİM VE İLKELERİNE KARŞIT GÖRÜŞLÜ BİRÇOK KİŞİNİN GİRDİĞİ VEYA SIZDIĞI GÖRÜLMÜŞTÜR. SERBEST CUMHURİYET FIRKASI AZ ZAMANDA BÜTÜN YURTTA HIZLA GELİŞTİ VE PARTİLERİN TAŞKINLIKLARI, MERKEZİ OTORİTEYE BAŞKALDIRMA SAYILABİLECEK BAZI HAREKETLERİ YER YER GÖRÜLMEYE BAŞLANDI. SERBEST CUMHURİYET FIRKASI, ÜYELERİNİN GİDEREK ARTAN TAŞKINLIKLARI NEDENİYLE, MUHTEMELEN ATATÜRK’ÜN DE UYGUN GÖRMESİ İLE FETHİ BEY TARAFINDAN 18 KASIM 1930’DA KAPATILMIŞTIR.

 

            NİTEKİM, YAKLAŞIK BİR AY SONRA DA, MENEMEN’DE, BİR İRTİCA OLAYI PATLAK VERMİŞ VE BASLARINDA DERVİŞ MEHMET’İN BULUNDUĞU ÇEŞİTLİ TAHRİKLERLE KIŞKIRTILMIŞ GURUPLAR, MENEMEN KASABASINI BASMIŞLAR, ÜZERLERİNE GÖNDERİLEN ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ASTEĞMEN KUBİLAY’I ŞEHİT ETMİŞLERDİ.

 

            ATATÜRK BUNDAN SONRA ÇOK PARTİLİ DEMOKRASİ DENEMESİNİ ELVERİŞLİ KOŞULLARIN VE ORTAMIN OLUŞMADIĞINI GÖREREK, BİR SÜRE DAHA ERTELEMEYİ DÜŞÜNMÜŞ, ONUN BU ARZUSU, YAKIN ARKADAŞI VE İKİNCİ CUMHURBAŞKANI İSMET İNÖNÜ TARAFINDAN ANCAK 1946 YILINDA GERÇEKLEŞTİRİLEBİLMİŞTİR.

 

            ATATÜRK’ÜN SAĞLIĞINDA ÇOK PARTİLİ YAŞAMA GEÇİLEMEMİŞ OLMASININ NEDENİNİ, O’NUN 1937’DE SÖYLEDİĞİ ŞU SÖZLERDE BULMAK OLANAKLIDIR.

 

            “BİZ TÜRKLER, RUHEN DEMOKRAT DOĞMUŞ BİR MİLLETİZ FAKAT MİLLETİMİZİN YÜZYILLARCA YÖNETEN OSMANOĞULLARI KENDİLERİNİ VE YALDIZLI TAHTLARINI KORUMAK İÇİN ATALARIMIZDAN KALITIM YOLUYLA GELMEKTE OLAN BU DOĞUŞTAN GÜZEL HUYUMUZU KÖRLETMEYE, UYUŞTURMAYA ÇALIŞMIŞLARDIR. HER ALANDA GERİ KALMAMAIZIN BİRİCİK NEDENİ BU OLMUŞTUR.”

 

            ÇAĞDAŞ DEMOKRASİLERİN KOŞULLARINDAN BİRİ DE “HAKKIN KUVVETE ÜSTÜNLÜĞÜ,” YANİ “HUKUK  DEVLETİ” OLUŞUDUR. NİTEKİM ATATÜRK’E GÖRE:

 

            “HER HALDE DÜNYADA BİR HAK VARDIR VE HAK KUVVETİN ÜSTÜNDEDİR.”

 

            ÇAĞDAŞ DEMOKRASİLERDE, İKTİDARI ELİNDE BULUNDURANLARIN DEVLET GÜCÜNE DAYANARAK HAKSIZLIK YAPMALARINI ÖNLEYEBİLMEK İÇİN, YARGI YETKİSİ, ULUS ADINA YASALAR ÇERÇEVESİNDE BAĞIMSIZ MAHKEMELER TARAFINDAN KULLANILIR. YARGIÇ, GÜVENCE ALTINDA OLUP, YALNIZ HUKUKA VE YASALARA BAĞLIDIR. VE VİCDANININ EMRİYLE  HAREKET EDER.

 

            1924 ANAYASASINDA YER ALAN BU İLKE KONUSUNDA ULU ÖNDER ŞUNLARI SÖYLER:

 

            “ADALET BİR DEVLETİN ESASI OLDUĞUNA GÖRE, MAHKEMELERİN SÖZ İLE DEĞİL, GERÇEKTEN TARAFSIZLIĞINI SAĞLAMAK HER İŞİN BAŞINDA GELMELİDİR. HAK SAHİPLERİNE ZORLUK ÇIKARMAK, RESMİ DAİRELERDE İŞLERİNİ TAKİP EDEN KİMSELERİ BUGÜN GİT YARIN GEL DİYE BİRTAKIM ZORLUKLARA UĞRATMAK HÜKÜMET OTORİTESİ MASKESİ ALTINDA HALKI EZERCESİNE DAVRANMAK, UYGUN OLMAYAN İŞLEMLERE KALKIŞMAK GİBİ DURUMLAR KESİNLİKLE ÖNLENMELİDİR.”

 

            ÇAĞDAŞ DEMOKRASİLERDE, DEVLET HUKUK İLE BAĞLI OLDUĞUNDAN, DEVLET GÜCÜNÜ ELİNDE TUTAN ÇOĞUNLUK HUKUK İLE SINIRLANIRKEN AZINLIĞA DA HUKUK İLE GERİ ALINAMAYACAK TEMEL HAKLAR TANIMAK ZORUNLUDUR. DEMOKRATİK SİSTEM ANAYASALARLA KURULURKEN, HAK VE ÖDEVLER BAŞTAN YASAL YOLLARDAN GÜVENCEYE ALINMALI; AZINLIK HAKLARI HİÇBİR ZAMAN ÇOĞUNLUĞUN ELİNE BIRAKILMAMALIDIR.

 

            GERÇEKTEN DE, ATATÜRK DÖNEMİNDE BİR ANAYASA MAHKEMESİ OLMAMAKLA BİRLİKTE, YARGI KUVVETİ ETKİ ALTINDA DEĞİLDİR. O, YASALARIN UYGULANMASINI BAŞTA TUTAR; DEVLET HUKUK SİSTEMİNİ DİNSEL KÖKENDEN ALIP ROMA HUKUKUNU UYARLAE; BİRÇOK YASA, BATI DEVLETLERİNDEN ALINIR. HUKUKUN BİRLEŞMESİ; ŞERİYE, NİZAMİYE, KAPİTÜLASYON MAHKEMELERİ YERİNE TÜRK MAHKEMELERİNİN KONULMASI O’NUN ZAMANINDA OLMUŞTUR.

 

            EN ZOR GÜNLERDE, İSTİKLAL MAHKEMELERİNİN ÇALIŞTIRILMASINDA BİLE DEMOKRASİ KAYGISI EGEMEN OLMUŞ; BU MAHKEMELER, YARGI ORGANI DIŞINDA KURULMUŞ; BÖYLECE TÜRK YARGI SİSTEMİNE GÖLGE DÜŞÜRÜLMEMİŞTİR.

 

            ÇAĞDAŞ DEMOKRASİLERİN DİĞER ÖNEMLİ, BİR KOŞULU DA YURTTAŞLARIN ÖZGÜR VE YASALAR KARŞISINDA EŞİT OLMASIDIR. DEMOKRASİ DE ÖZGÜRLÜK DENİLİNCE, HER KİŞİNİN İSTEDİĞİNİ DÜŞÜNMESİ, İSTEĞİNDE İNANMASI, KENDİSİNE ÖZEL SİYASİ BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLMASI AKLA GELİR. KİMSENİN DÜŞÜNCE VE VİCDANINA HAKİM OLUNAMAZ, TAARRUZ EDİLEMEZ. ANCAK, HİÇKİMSE DE DÜŞÜNCELERİNİ BAŞKALARINA ZORLA KABUL ETTİREMEZ.

 

            ATATÜRK CUMHURİYETİNDE DE TOPLUM İÇİNDE YAŞAYAN İNSANIN KİŞİSEL ÖZGÜRLÜĞÜ BİRİNCİ PLANDA GELİR:

 

            “HER TÜRK, DOĞAR, HÜR YAŞAR, TÜRKLER, DEMOKRAT, ÖZGÜR VE SORUMLU VATANDAŞLARDIR.”

 

ATATÜRK’E GÖRE ÖZGÜRLÜK BİREYLERDE VE TOPLUMLARDA İLERLETİCİ ETKİ YAPAR:

 

            “ÖZGÜRLÜK OLMAYAN BİR MEMLEKETTE ÖLÜM VE YOKOLMA VARDIR. HER İLERLEMEMİN VE KURTULUŞUN ANASI ÖZGÜRLÜKTÜR.”

 

            BUNUNLA BİRLİKTE ATATÜRK, ÖZGÜRLÜĞÜN SINIRSIZ OLMADIĞINI DA BELİRTEREK ÖZGÜRLÜK KONUSUNDA ŞU GENEL SINIRLAMAYI YAPAR:

 

            “DEMOKRASİ KAYITSIZ ŞARTSIZ SERBEST OLMAK DEĞİLDİR. SOSYAL KURALLARLA SINIRLISIR. KİŞİNİN ÖZGÜRLÜĞÜ, BAŞKALARININ ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SINIRINDA BİTER. BAŞKASININ ÖZGÜRLÜK HAKKINI TANIMAYAN, KENDİ ÖZGÜRLÜK HAKKINI DA TANITAMAZ.”

 

            ÖTE YANDAN ATATÜRK, BİREYSEL ÖZGÜRLÜKLERİN DEVLET YARARINA YASALARCA SINIRLANDIRILABİLECEĞİ GÖRÜŞÜNDEDİR:

 

            “KİŞİSEL ÖZGÜRLÜĞÜN DERECESİ, DEVLETİN FAALİYETLERİNİ ZAYIF DÜŞÜRMEYECEK KERTERDE OLMALI, ÇOĞUNLUĞUN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ BOĞMAYACAK ŞEKİLDE DÜZENLENMELİDİR. BU DÜZENLEME, KİŞİNİN SORUMLUĞUĞUNA GİRİŞKENLİĞİNE VE GELİŞMESİNE ZARAR VERECEK DERECEYE GÖTÜRÜLMEMELİDİR. YURTTAŞLARIN BU NİTELİKLERİ NE ÖLÇÜDE GELİŞİRSE, DEVLET İÇİN O ÖLÇÜDE YARARLI OLUR.”

 

            BİREYSEL ÖZGÜRLÜKLERİN NE KADAR SINIRLANABİLECEĞİ KONUSUNDA DA ŞUNLARI SÖYLER:

 

            “KİŞİSEL ÖZGÜRLÜĞÜN NE KADARINDAN VAZGEÇİLMESİ GEREKTİĞİ, İÇİNDE BULUNULAN ZAMANA VE MEMELEKETE GÖRE DEĞİŞİR. ÖZEL ZAMANLAR, ÖZEL TEDBİRLER GEREKTİREBİLİR. BİR DE, ÖZGÜRLÜĞÜN KÖTÜYE KULLANILMASI, ÖZGÜRLÜĞÜN GEÇİCİ FAKAT GENİŞ ÖLÇÜDE SINIRLANDIRILMASINI GEREKTİREBİLİR. BÜTÜN BU TEDBİRLERİ VE SINIRLANDIRMALARI TANIMAK LUZUMU, DEVLET DÜŞÜNCESİ VE KAVRAMINI İFADE EDER. BU HUSUSLARDA TEDBİRLERİN ŞİDDETİNİ VE SINIRLARIN GENİŞLİĞİNİ ÖLÇMEK BÜYÜK BİR SANATTIR. DEVLET SANATI İŞTE BUDUR. BU SANATTA İSABETİN DERECESİ ÖZGÜRLÜKLERİN SINIRLARINI ÇİZEN KANUNDA GÖRÜLEBİLİR ÇÜNKÜ, BU SINIR ANCAK KANUN YOLUYLA TESPİT VE TAYİN EDİLİR. HERHALDE, VATANDAŞLARIN GENEL ÖZGÜRLÜK VE MUTLULUĞU İÇİN KİŞİLERDEN, ANCAK DEVLET İÇİN ZORUNLU OLAN BİR KISIM ÖZGÜRLÜKLERİN BIRAKILMASI İSTENEBİLİR.”

 

            DEMOKRASİDE EŞİTLİK ESASTIR. BU EŞİTLİK MEDENİ VE SİYASİ HAKLARDA EŞİTLİKTİR. KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİKTİR. SÖZ ÖZGÜRLÜĞÜNDE EŞİTLİKTİR. YURTTAŞLARI EŞİT VE ÖZGÜR OLMAYAN BİR DEVLET İDARESİNDE ADALET YOKTUR. VE OLAMAZ. ÇÜNKÜ DEVLET İDARESİNDE ADALET DENİLİNCE, YURTTAŞLAR ARASINDA ÖDÜL DAĞITIMINDA HERKESE LİYAKAT, HİZMET VE YARARLILIĞINA; CEZA DAĞITIMINDA DA SUÇLULUĞUNUN DERECESİNE GÖRE EŞİT İŞLEM YAPILACAĞI ANLAŞILIR. BU İSE DEMOKRATİK EŞİTLİKTİR.

 

            ATATÜRK DEMOKRASİSİNDE DE YASALAR KARŞISINDA HERKES EŞİTTİR. DEĞİŞİK SINIF YA DA GRUPLARA AYRICALIK TANINAMAZ:

 

            “DEMOKRASİDE, EGEMENLİĞİ MİLLETE VEREN HALK YÖNETİMİNDE, SINIF AYIRIMI DİYE BİR ŞEY YOKTUR. YASALAR ÖNÜNDE SOSYAL EŞİTLİK VARDIR. SINIF AYIRIMINDAN OLUŞAN ENGELLER KALDIRILMIŞTIR”

 

            ÖZETLEMEK GEREKİRSE, DEMOKRASİ DENİLİNCE, SİYASAL PARTİLERİN KATILDIĞI SERBEST VE DÜRÜST BİR SEÇİMLE KURULAN PARLAMENTOLAR; ADALET VE İYİLİK DUYGUSUNA DAYANAN KANUNLAR; YETKİ VE SORUMLULUĞU ANAYASA, YASALAR VE KAMU OYUNCA SAPTANAN HÜKÜMETLER; BAĞIMSIZ ADALET VE YAN TUTMAYAN BİR İDARE, ANAYASA GÜVENCESİNDE OLAN HAK VE ÖZGÜRLÜKLER; YASA ÖNÜNDE EŞİTLİK, SERBESTÇE ETKİNLİK GÖSTEREREK KAMU OYU OLUŞTURAN DEMOKRATİK KURULUŞLAR AKLA GELİR.

 

            ATATÜRK’ÜN KURMAYA VE GELİŞTİRMEYE ÇALIŞTIĞI DEMOKRASİ DÜZENİNİ İSE ŞÖYLE TANIMLAYABİLİRİZ:

 

            “MİLLİ EGEMENLİK VE BAĞIMSIZLIĞA BAĞLI, KUVVETLER BİRLİĞİ TEMELİNDE ÇALIŞAN MECLİSE VE ANAYASAYA DAYALI, SINIFSIZ BİR TOPLUM KABUL EDEN; CUMHURİYETÇİ, MİLLİYETÇİ, HALKÇI, LAİK, DEVLETÇİ, İNKILAPÇI İLKELER YÜRÜTEN; İKTİSADİ YAŞAMINI PLANLI KARMA EKONOMİYE DAYATAN; BÜTÜN DÜNYA ULUSLARI İLE HER ALANDA İŞ BİRLİĞİNE AÇIK, HER TÜRLÜ DİKTAYI REDEDEN VE ÇAĞDAŞLAŞMAYI AMAÇLAYAN HAKLAR, ÖZGÜRLÜKLER, EŞİTLİK VE KALKINMA DÜZENİDİR.”

 

4.   ATATÜRK DEMOKRASİNİN BUGÜNKÜ ÇAĞDAŞ DEMOKRASİYE, GÖRE EKSİKLİKLERİNİŞÖYLE SIRALAYABİLİRİZ:

 

            O DÖNEMDE KISA SÜRELİ İKİ DENEME DIŞINDA ÇOK PARTİLİ SİYASAL YAŞAM YOKTUR. TEK PARTİ, DEVLET YÖNETİMİNE EGEMENDİR. PARTİ GENEL BAŞKANI DEĞİŞMEZ OLUP DEVLETİN TEMSİLCİSİ OLAN VALİLER TEK PARTİNİN İL BAŞKANLARIDIR. HAK VE ÖZGÜRLÜKLER BATILI DEMOKRATİK BİR ÜLKEDE OLDUĞU GİBİ GENİŞ, YOĞUN BİR BİÇİMDE KULLANILMAKTADIR. ANAYASAYA AYKIRI YASALARI DENETLEYECEK BİR YÜKSEK ORGAN ÖRNEĞİN “ANAYASA MAHKEMESİ” YOKTUR. SEÇİMLER İKİ DERECELİ OLUP ADAYLAR TEK PARTİNİN GENEL BAŞKANI YARAFINDAN BELİRTİLMEKTEDİR. DEMOKRASİLERDE TEMEL OLAN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DE KISMEN KISITLIDIR. KISACASI UYGULAMADA GÖRÜNEN TAM BİR BATILI DEMOKRASİ DEĞİL, ÖLÇÜLÜ BİR DEMOKRASİDİR.

 

            ANCAK, ATATÜRK’ÜN AMAÇLADIĞI DÜZEN TAM DEMOKRASİDİR. ÇÜNKÜ, O’NA GÖRE TÜRK İNSANININ DOĞASINA EN UYGUN YÖNETİM BİÇİMİ DEMOKRASİDİR.

 

            “HER TÜRK DOĞAR, HÜR YAŞAR.. TÜRKLER DEMOKRAT, ÖZGÜR VE SORUMLU VATANDAŞLARDIR.”

 

            ÇÜNKÜ;

 

            “TÜRK MİLLETİNİN KARAKTER VE ADETLERİNE EN UYGUN, OLAN İDARE; CUMHURİYET İDARESİDİR.”

 

            “CUMHURİYET REJİMİ DEMEK, DEMOKRASİ SİSTEMİ İLE DEVLET ŞEKLİ DEMEKTİR.”

 

            SONUÇ :

 

            ATATÜRK YÖNETİMİNİN, DEMOKRATİK REJİMİ HAZIRLAMA DÖNEMİ OLDUĞUNU BELİRTEN PROF. MAURICE DUVERGER (MORIS DÜVERJE)’NİN DEDİĞİ GİBİ:

 

            “ATATÜRK, YAŞAMI BOYUNCA DEMOKRATİK REJİMİ KURMAK İÇİN UĞRAŞMIŞ ÇOK GÜÇLÜKLERİ YENMİŞ, TAMAMLANMASINI ULUSUN DİĞER BAZI İHTİYAÇLARI GİBİ YENİ KUŞAKLARA BIRAKMIŞTI.”

 

            “MİLLİ AZİM VE BİLİNCİN KIYMETLİ ESERİ OLAN DEĞERLİ CUMHURİYETİN BUGÜNKÜ VE YARINKİ NESLİN DEMİR ELLERİNDE HER AN YÜKSELİP SAĞLAMLAŞACAĞINA GÜVENİM TAMDIR.”

 

            “TÜRKİYE CUMHUTİYETİ; HER ANLAMDA, BÜYÜK TÜRK MİLLETİNİN ÖZ VE DEĞERLİ MALIDIR. KIYMETLİ EVLATLARININ ELİNDE DAİMA YÜKSELECEK, SONSUZLUĞA KADAR YAŞAYACAKTIR.”

 

            BU GÜVENİNİ BİRÇOK KONUŞMASINDA TEKRAR EDEN BÜYÜK ÖNDER, ÇAĞDAŞ DÜZEYDE VE DEMOKRATİK BİR DEVLET YARATMAK ÜLKÜSÜNÜN GENÇLER TARAFINDAN BİR ÖDEV OLARAK KABUL EDİLECEĞİNİN DE BİLİNCİNDEDİR:

 

            “CUMHURİYETİ BİZ KURDUK, ONU YAŞATACAK VE YÜKSELTECEK SİZLERSİNİZ.”

 

            FANİ VARLIĞI İLE TÜRK ULUSUNUN YAŞAMINDA PARLAK BİR YILDIZ GİBİ KAYIP GEÇEN ATATÜRK,

 

            “BİZ TÜRKLER RUHEN DEMOKRAT DOĞMUŞ BİR MİLLETİZ”

 

            DİYEREK, SINIRSIZ BİR GURUR VE GÜVENLE EN İYİ YÖNETİM BİÇİMİNİ YAKIŞTIRDIĞI AZİZ ULUSUNUN TÜM VARLIĞINA YAŞIYOR; YÖN VERDİĞİ DEVRİM VE İLKELERİ İLE ÖZLEMİNİ DUYDUĞU ÇAĞDAŞ UYGARLIK YOLUNDA “TÜRK ULUSUNUN YÜCE ÖNDERİ” OLARAK LİDERLİĞİNİ SÜRDÜRÜYOR.

 

 

KAYNAKÇA

 

·    TOKTAMIŞ ATEŞ “DEMOKRASİ, KAVRAM-TARİHİ SÜREÇ ÜLKELER, İST. 1976”

·     NİYAZİ BERKES “TÜRKİYE’DE ÇAĞDAŞLAŞMA” İST.1978

·     ANIL ÇEÇEN “ATATÜRK VE CUMHURİYET” ANK.1981

·     HAMZA EROĞLU “ATATÜRK VE TÜRK TOPLUMU” ANK.1981

·     AYFERİ GÖZE “İNKILAP TARİHİMİZ VE ATATÜRK İLKELERİ” İST.1985

·     ENVER ZİYA KARAL “ATATÜRK’TEN DÜŞÜNCELER” İST.1986

·     ÇETİN ÖZEK “TÜRKİYE’DE LAİKLİK” İST.1962

·      TARIK ZAFER TUNAYA, “DEVRİM HAREKETLERİ İÇİNDE ATATÜRK ATATÜRKÇÜLÜK “

        İST.

              

        ATATÜRK, SÖYLEV VE DEMEÇLER ANK.1

        ATATÜRKÇÜLÜK, GN.KUR.YAY.3.KİTAP, ANK.1983




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

Anketimize katılın...  
 

Bu siteyi nasıl buldunuz?
Çok iyi
İdare eder
Kötü
Ne sitesi yaa

(Sonucu göster)


 
Reklam  
   
Dost Siteler  
  MENACAM
BİZVEBİZİM
EFSANE KOMUTAN
OSMAN PAMUKOĞLU
 
Hit  
  www.osmanpamukoglu.com.tr  
Bugün  
   
Haberler  
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
MySpace Backgrounds @ HTML-Codes.com